www.nrc.no sitesinden çevrilmiştir.

Dünya’nın koronavirüse cevabı herkesi kapsamalı, evlerinden göç etmek zorunda olanlar da dahil…

Norveç Mülteci Konseyi (NRC) koronavirüsün küresel yayılımının yardıma muhtaç göçmenler ve evlerinden edilmiş kimseler üzerindeki etkisinden kısmi olarak endişe duyuyor. Uluslararası topluluk salgının evlerinden edilmiş insanlar üzerindeki etkisine daha fazla dikkat etmeli ve salgın kapsamındaki sorunlar hakkında ortak çözüm bulabilmek için beraber hareket etmeli.

Koronavirüs ve evlerinden edilmiş insanlar hakkında bilmeniz gereken 10 şey:

#1. Dünya’da 70 milyondan fazla insan şiddet, çatışma ve insan hakları ihlalleri sebebiyle evlerinden göç etmek zorunda kaldı. Bu insanlardan 29 milyondan fazlası mülteci statüsünde ve %84’lük bir kısım ağır sağlık, su ve açlık problemleri ile boğuşan ülkelerde yaşıyor.

#2. Koronavirüse karşı etkili bir çözüm üretebilmek için en büyük zorluk, çatışma ve kaos sonucunda kamusal sağlık sisteminin zayıflamasına veya çökmesine yol açar. BM Mülteci Ofisi’ne göre, 10 Mart 2020 itibariyle, 100’den fazla ülke Covid-19’un ülkelerinde görüldüğünü belirtti. 34 ülke, şuanda virüsten etkilenmeyen 20.000 kişinin üstünde mülteci nüfusuna sahip. Bu bağlamda, önlem, hazırlıklı olma ve iletişim kilit bir öneme sahip. Bunun sebebi mültecilerin ve yurt içinde yerlerinden edilmiş kişilerin çoğunlukla kendilerini kalabalık yerlerde veya sağlık sistemi ve diğer hizmet işlerinin halihazırda gerilediği yetersiz kaynaklara sahip olmasıdır.

#3. Hükümetlerin, özellikle birçok mültecinin sıkıntılı koşullarda yaşadığı ülkelerde ve ulusal makamlar arasında yoğun mülteci karşıtlığının olduğu ülkelerde, mülteciler ve yerinden edinmiş kişiler için sağlık hizmetlerinin eşit derecede dağıtılmasına izin verilmesi önemlidir.

#4. Savaştan veya ülke içindeki istikrarsızlıktan etkilenen zayıf sınırlara sahip birçok ülke, göçmenlerle birlikte, ekonomik göçmenler ve diğerleri genellikle gayri resmi yollardan seyahate açık geçirgen sınırlara sahip. Bu ülkeler sınırlarından kimin geçip, sınırlarına kimin gireceği konusunda zor zamanlar yaşayabilirler.

#5. Özellikle koronavirüse ve diğer hastalıklara karşın savunmasız mülteciler, yüksek coğrafi hareketlilik, istikrarsızlık, kalabalık koşullarda yaşama, gıda yetersizliği ve yeterli sayıda sağlık hizmeti ya da aşı imkanına ulaşamadıkları için özellikle koronavirüse ve diğer hastalıklara karşı savunmasız durumdalar.

#6. Bir diğer endişe sebebi ise ulaşımı zor olan bölgeler. Silahlı gruplar, kontrol bölgeleri, hava saldırıları ve diğer engeller sıklıkla mevcut veya çoğu zaman ulaştırılmaya çalışılan insani yardım operasyonlarını kısıtlıyor. Bu bölgelerdeki operasyonlar çoğunlukla büyük güçlüklerle karşılaşırken, bazen yardım etmek imkansız olabiliyor.

#7. Mülteci nüfusu genellikle en iyi zamanlarda dahi felaket ve epidemik olaylara önlem planlamalarında yer almıyor. Ötekileştirilmiş mülteci ve göçmenlere haber iletmek de bir mücadeleye dönüşebiliyor. Bu tür durumlar içerisinde mültecilerin ve diğer yardıma muhtaç kesimlerin korunmları için ulusal makamlar, sağlık bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve ortakları ile beraber yürütülmeli ve ulusal hazırlık ve çözüm planlarına göçmenler ve mülteciler de dahil edilmeli. Bu kurumlar ayrıca mülteci nüfusunun ulusal hazırlık seviyesine uygun olarak geçerli dilde/dillerde tutarlı bilgilere erişmelerine sağlamalıdırlar.

#8. Salgına bağlı olarak hükümetler tarafından göçmenler, mülteciler ve risk altındaki diğer kesimler için seyahat kısıtlaması getirilebilir. Bu sürecin, bu insanların göç ve iltica etme haklarını haksız yere etkilememesini sağlamak amacıyla yakından takip edilmesi gerekmektedir. Sığınmacıların, mültecilerin, ülke içinde yerinden edilmiş ve vatansız kişilerin salgının korunma riskleri (yanlış önlem, ihmal vb.) ve diğer sonuçlarına karşı dikkatli olmalıyız.

#9. Koronavirüsün yayılmasından dolayı doğan gerçek ya da gerçek olmayan korkuya dayalı zorunlu göç gerçekleştirilemez. Hükümetler tarafından alınacak olan seyahat özgürlüğü kısıtlamalar ve diğer yaptırımlar, yerlerinden olmuş kimseler için ayrımcılık gütmeyecek bir şekilde uygulanmalıdır.

#10. Mülteciler ve göçmenler genellikle virüsü yaymaktan dolayı ilk damgalanan ve haksız yere suçlanan kişilerdir. Bu zaman içinde Avrupa’daki mülteci karşıtı popülist siyasetçiler tarafından hiçbir yeterli kanıt olmamasına karşın salgın ve mülteciler arasında net bir bağ-ilişkisellik kurulduğunu gördük.

İtalyan aşırı sağcı siyasetçi Matteo Salvini herhangi bir kanıt göstermeden İtalya’ya virüsün Sicilya’daki Afrikalı göçmenleri taşıyan bir kurtarma gemisinden geldiğini söyledi. Macaristan Başbakanı Viktor Orban, virüsün yayılması ile yasadışı göçmenler arasında “kesin bir bağ” olduğunu açıkladı. Mültecileri ya da belirli kesimleri damgaladığımızda, semptomları gizleme veya yanlış tedavi durumları, göçmenlerin ve diğer herkesin sağlığını riske atmaya sebep olur.