Son aylarda, Dünyayı derin endişelere sokan Koronavirüs tüm insanların ortak korkusu haline geldi. Dünya, bu virüsün yayılmasını engellemek, tedavi bulmak için çalışmakta. Ülkemizde de görülen geçtiğimiz günlerde 4 vatandaşımızın ölümüne sebep olan bu hastalık için Almanya, özellikle de Bavyera (Bayern) eyaleti ne gibi önlemler alıyor? Gündelik hayat ne durumda? Öğrencilerin bakış açıları nedir? gibi soruları açıklamaya çalışacağım.

            27 Ocak 2020 tarihinde, Bavyera’nın Starnberg kazasında bir erkek enfekte olmuştur. Ağır solunum yolu rahatsızlığı bulunan bu hasta ivedilikle izolasyona alınıp tedavisine başlanmıştır. Alman Sağlık Bakanı Jens Spahn şu açıklamalarda bulundu. “Bu virüsün Almanya’ya ulaşmasını bekliyorduk, ilk vakadaki davranışlarımız Bavyera eyaleti olmak üzere ne kadar hazırlıklı olduğumuzun göstergesi. RKI’nin (Robert-Koch-Institut) bilgileri ışığında, bu hastalık Almanya için halen bir risk oluşturmakta.” Ertesi gün, yani 28 Ocak’ta Bavyera’da vaka sayısı dörde yükseldi. Bunun ardından, 30 Ocak’ta Almanya, yurtdışındaki vatandaşlarına, özellikle Çin’deki vatandaşlarına geri dönmeleri üzerine çağrı yaptı. Gelen insanların izolasyonu konusunda, uyarılarını yapıp, yurtdışından gelen insanlarla görüşmenin en az iki haftalığına durdurulması gerektiğini ve bir komisyon kurulduğunu açıkladı. Bu çağrının ardındaki günlerde belirti göstermeyen yüz kadar kişi Rheinland-Pfalz eyaletinde karantinaya alındı. Şubat ayının başlarında bu olaylara müteakiben, ASB Fransız ve İngiliz meslektaşları ile telekonferans yaparak durumu değerlendirdi. ASB Spahn “Koronavirüsü ancak birlikte savaşırsak yenebiliriz” dedi. 7 Şubat günü, Alman televizyonlarında Covid-19’un nasıl yayıldığına ilişkin ve korunmaya yönelik önlemleri anlatan bir kamu spotu yayınlanmaya başladı. 15 Şubat’a doğru AB ülkeleri Sağlık bakanları, organize hareket edeceklerine dair bir karar alıp bunu uygulamaya, tüm insanlarınsa bu karara uymalarını istediklerini belirttiler. 19 Şubat’ta Çin’den dönen 120 kişiden 22 kişinin Covid negatif olduğu açıklandı. 24 Şubat’ta Almanya’nın sınır komşusu olan İtalya’da yaşanan endişe verici olaylar dolayısıyla önlemleri genişletme kararı alan ASB testler ve vakalar için ne gerekiyorsa yapılacağının ve ayrıca bu virüse karşı harcanacak ekonomik paketin sözünü verdi. 26 Şubat’ta Baden-Württemberg ve Kuzey Ren-Vestfalya eyaletlerinde diğer vakalara rastlandıktan sonra iki ülke Fransa ve Almanya kurdukları, sağlık komisyonlarını kooperatif şekilde ilerletme kararı alıp, bu tarihte sınır kapılarını kapatmayı reddetti. Ayrıca ASB “Her öksürüğün altında Koronavirüs aramayın. Eğer enfekte kişilere ve bölgelerde temasınız olduysa evinizden çıkmayıp sağlık ekiplerine haber veriniz” dedi. 28 Şubat’ta ise Almanya sınırlarını kapatmayıp, onun yerine karayollarındaki tedbirleri arttırdı.

Mart ayında ise yeni bir evreye girildi, insanlar mağazalara hücum edip, tuvalet kâğıdı, temizlik malzemeleri, anti-bakteriyel jel ve çeşitli bakliyat, makarna ve konserve yiyecekler stokladılar.

Fotoğraf: Sergen Çakır

Alman halkının bu tutumu piyasaya bir, arz doğurunca süpermarketler ve eczanelerin aşırı talebi, hastanelerde maske, eldiven ve dezenfektan bulamamaya başladılar. Bu sebepten ötürü halk, başka kasabalara gidip satın almalarını orada yaptılar. Rossmann adlı başka bir kişisel bakım mağazası ise tuvalet kâğıdı alımlarını müşteri başına 2 paketle sınırladı. Çoğunluğu öğrenciler olmak üzere, insanlar kütüphane ve yemekhanelerdeki tuvalet kağıtlarını ve dezenfektanları çalmaya başladılar.

Julius Maximilian Üniversitesinde enfekte olduğu açıklanan bir Profesör, Bavyera Eyaleti’ndeki insanları korkuttu. Öğrencilerinin de taşıyıcı olma riskine karşı okullar durduruldu. Dil kursları için çevrimiçi kurslar talep edilmeye başlandı. Bu sırada, çeşitli ülkelerin vatandaşları, ülkelerine çağrılmaya, Alman sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanacaklarına dair bilgilendirmeler aldılar. Bu sırada İtalyan Hükümeti, İtalya’nın sınırlarını kapatma kararı alınca birçok İtalyan öğrenci, acil dönüş yapmak istedi, fakat bu karar uyarınca birçok hava yolu ve otobüs şirketi seferlerini durdurdu. Almanya’da “mahsur” kalan öğrenciler konsolosluğu aradıkça İtalyan konsolosluğu telefonlara cevap vermemeye başladı. Üniversite yönetimi, öğrencileri neredeyse her gün olmak üzere izolasyonun önemi, dikkat edilmesi gereken kurallar ve başvurulması gereken sağlık kuruluşları hakkında bilgilendirme yaptılar. Aynı şekilde yurt yönetimleri izolasyonun “Yurt binasından çıkmamakla değil, odadan çıkmamakla mümkün olacağını” belirten bir yazı yolladı.

 Bu sırada yeni yarıyılın başlayacak olması sebebiyle, yeni gelen Erasmus öğrencileri her türlü etkinliğin ileri tarihe ertelendiğini öğrendiler. İlk adım, tanışma etkinlikleri, şehir tanıtımları gibi toplu yapılan gezilere Bavyera eyaleti tarafından yasak getirildi. Fakat bu etkinlikleri iptal eden eyalet yetkilileri Bar ve Kulüpleri henüz kapatmamıştı. Karantinadan kaçan, Ukraynalı olan bir öğrenci umarsızca o partilerde eğlenmiş ve belki de virüsü başka insanlara yaydı. Bu olayın ardına hızlı bir şekilde Lokantaları, barları kapatacak olan bir bildiri yayınlandı. 18 Mart Çarşamba günü bir karantina alanı oluşturulacaktı. İki olay arasında ulaşım ücretsiz hale geldi. Otobüslerde şoförlerin sağlığı için otobüsün ön kısmına geçiş yasaklandı ve 23 Mart’tan itibaren ulaşım araçlarının “Bayram Tarifesi” ile çalışacağını bildirdi. Son olarak, tüm Almanya’da Şansölye Angela Merkel, tüm sağlık çalışanlarını göreve çağırdı ve ekonomiye olan zararı karşılamak üzere 500 milyar € bütçe ayırdığını duyurdu. İçinde bulunduğumuz gün itibari ile Almanya’da en fazla vakası bulunan üç eyalet şöyle:

1. Kuzey Ren Falya: 3838

2. Baden-Württemberg 1641

3. Bavyera 1352

En kısa zamanda bu virüsün bitmesini diliyor, hepinizi Alman Enfeksiyon Kurulu’nun Türkçe olarak hazırladığı posteri okumaya davet ediyorum.

Semi Yılmaz